Güney Asya’da Gizemli Bir Krallık Yeniden Doğuyor

0
33
Kamboçya

Güney Asya’da uzun yıllar devam devam eden bir iç savaş ve hemen ardından gelen 2 milyona yakın insanın öldüğü Kızıl Kmerler (KhmerRouge) soykırımı sonunda dünya, bir ülkenin yeniden doğuşuna tanıklık ediyor. Asya’nın özellikle turizm alanında parlayan yeni yıldızı Kamboçya, adeta küllerinden yeniden doğmakta… Anayasal hükümetin yeniden kurulmasından ve serbest seçimlerden sonra ülke yeni bir heyecana yelken açıyor. Üstelik bu sadece sık ormanlarla kaplı tarihi tapınaklarla veya tarihi Khmer İmparatorluğu’nun başkentinin burada olmasından değil artık ülkenin mistik güzelliklerinin Hollywood filmlerine bile konu olması Kamboçya’nın modern yüzünü dünyaya açtığının göstergesi. Eski ve mistik yönü ile modern krallığın bir arada olduğu bu gizemli ülke misafirlerini bekliyor.

Güney Asya’da Gizemli Bir Krallık Yeniden Doğuyor

1Kamboçya Coğrafyası

Kamboçya, Hindiçin yarımadasının güneybatısında bulunan, Tayland, Laos ve Vietnam ile komşu durumunda ve Fransa’nın yaklaşık üçte biri büyüklüğünde (181.035 km2) bir Güney Asya ülkesidir. Ülkenin güney sınırlarını Tayland Körfezi çizer. Ülkenin büyük bir kısmını Mekong Nehri’nin doğusundaki dağlarla çevrili büyük bir alüvyon ovası oluşturmaktadır. Ova, Mekong’un doğal bir depolama havzası olan Tonle Sap Gölü çevresinde yoğunlaşmıştır.Tonle Sap Havzası-Mekong Ovası bölgesi genellikle 100 metreden daha az olan yükseltileri olan düzlüklerden oluşmaktadır.Güneybatıdaki Kakule Dağları, 1.500 metreden fazla yükselmekte ve genellikle kuzeybatı-güneydoğu yönünde uzanmaktadır.Kamboçya’nın en yüksek noktası PhnumAoral’dır (1771 metre)Ve bu aralığın doğu kısmında yer almaktadır. Ülkenin yaklaşık olarak 435 km’lik bir sahil şeridi vardır.

2İklimi

Kamboçya, Muson rüzgarları ve onunla ilgili olan yağmurların etkisinde olan bir ülkedir. Tropikal bir ülke olarak, Kamboçya neredeyse tüm yıl boyunca güneşlenir ve yüksek bir ortalama sıcaklığa sahiptir.Ülkede genel olarak kurak ve yağışlı olmak üzere iki iklim dönemine sahiptir. Sıcaklıklar bu iki dönemde en düşük 22 dereceye kadar düşerken en yüksek 40 derece civarlarındadır.

3Din, Dil Ve Kültür

Kamboçya’nın dili Khmer dilidir. Ancak bu dilde yoğun bir Hint etkisi de görülmektedir. Ayrıca konuşma ve yazmada Tayland dilinden de etkilenmiştir. Bununla birlikte Fransız sömürgesi olduğu dönemden kalma Fransızca’ dan gelme kelimeler ve turizm etkisiyle birlikte İngilizce de ülkede sıklıkla konuşulmaya başlanmıştır.

İnanç olarak Budizm benimsenmiştir. Ancak bu klasik Budizm’den farklı olarak Theravada anlayışı ile inanılmaktadır. Halkın yaklaşık %95’i bu inanışa bağlıdır. Ancak Hristiyanlık, İslam, Ateizm ve Çin etkisiyle Konfüçyüs felsefesine inanan ya da bağlanan bir azınlık da bulunmaktadır.

Kültür alanında Kamboçya Hükümeti, Khmer kültürünün korunması konusunda katı bir korumacı yaklaşımda olmasına rağmen dünya genelinde olduğu gibi ülkenin gençleri değişim arzusunda. Geleneksel kıyafetler ve eşyalar bugün Kamboçya evlerinde halen bulunmaktadır. Bununla birlikte ülkenin tarihi ve kültürel eserleri bugün yabancılardan tarafından sıklıkla ülke dışına kaçırılmaktadır. Kamboçya halkı yabancılara karşı gayet sıcakkanlı ve güler yüzlü olmakla birlikte halkın geleneksel kültürüne ve adetlerine saygılı olmak sağlıklı bir iletişim için olmazsa olmazdır.

4Ekonomik, Siyasi ve Demografik yapı

Ülke nüfusu yaklaşık olarak 16 milyondur. Bu nüfusun %90’ı Khmerler’den oluşurken kalan %5’lik kesimin içerisinde Çinli, Vietnamlı ve dağda yaşayan kabilelerden oluşmaktadır. Nüfusun %10’u başkent Phnom Penh’de yaşarken, nüfusun büyük bir kısmı kırsal kesimde yaşamaktadır. Kamboçya içerisindeki etnik gruplar ekonomik olarak pek çok ortaklığa sahipken sosyal ve kültürel olarak farklılıklarını da korumaktadırlar. Ülkede Khmer Loeu kabileleri ve Cham halkı gibi etnik toplular da kırsal kesimlerde ve dağ köylerinde yaşamaktadırlar.

Ekonomik hayat perspektifinde ise Kamboçya halkı genel olarak yoksullukla mücadele etmektedir. Bunun için ülke yoksulluğu azaltmak, kalkınmayı sağlamak ve büyümeyi sürdürmek gibi makro ekonomik hamleler gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Reformların yanı sıra kamu yatırımları, dış yardım ve teknik yardım programları gibi büyük çaplı ekonomik girişimlere de ihtiyaç duymaktadır.

Ülke son yıllarda ekonomik olarak turizm ve tekstile bel bağlamıştır denilebilir. Özellikle son yıllarda ülkenin tanıtımları ve Hollywood etkisiyle turizmde patlama yaşanmıştır. Pirinç ve kauçuk en çok üretilen tarım ürünleridir. Ancak elverişli tarım alanlarına rağmen ilkel tarımın yapılması nedeniyle ülke dışarıdan pirinç ithal etmektedir. Ayrıca balıkçılık ve orman ürünleri ülke nüfusunun en çok gelir sağladığı alanlardır. (Son yıllarda orman arazileri büyük zarar görmektedir)

Ülke 70’li yıllarda radikal komünist lider PolPot’un diktatörlüğünde 2 milyona yakın insanın soykırıma uğramış olup bunun acıları halen tazedir. Ülke 1993 yılı itibariyle meşruti krallıkla yönetilmektedir. Anayasa ile çift meclisli parlamenter bir sistemle yönetilmektedir. (Anayasal monarşi altında çok partili liberfal demokrasi) Ayrıca ülkede yolsuzluk oranları çok yüksek olmakla birlikte dünyada hukukun üstünlüğü sıralamasında çok alt sıralarda yer alır.

5Ülke Tarihi

Kuzeybatı Kamboçya’daki bir mağaradan çıkan bir taş alet, insanların burada 6000 yıl öncesinde de yaşamış olduğunu ve 1.yy’dan önce de bu topraklarda pirinç yetiştirdiğine işaret etmektedir. Bununla birlikte ilk Kamboçyalıların bu tarihlerden önce bu topraklara geldiği düşünülmektedir. Dilleri ve yaşamları hakkında bir şey bilinmese de kuzeyden göç ettikleri sanılmaktadır.

1.yy da Çinli tüccarlar ülkede bazı krallıkların var olduğunu bildirdiler. Bu krallıklar bugün bile hala etkileri devam eden Hint kültür ve dinlerinden etkilenmişlerdi. Ülkede bilinen ilk krallık, Çinlilerin Funan adını verdikleri bir krallıktı. Ülke, Angkor Dönemi denilen büyük tapınakların inşa edildiği bir dönemi yaşadıktan sonra karanlık çağa girdi. Bu yıllarda krallıklar arasında bir savaş mevcuttu.

Daha sonraları 19.yy başlarında (1863) Kamboçya, Fransız hakimiyetine girmiştir. Fransa hakimiyeti döneminde ülke hayatta kalmayı garantilemiş ve iki komşusu arasında bölüşülmekten kurtarılmıştı. Fransızlara karşı birçok isyan çıkan ülkede 2.Dünya Savaşı’nda Japon işgaline bile uğramasına rağmen bağımsızlığını 1953 yılında kazanmıştır.

6Görülmesi Gereken Yerler

Angkor Arkeoloji Parkı

Ülkenin kuzeybatısında bulunan tarihi SiemReap şehrinin güneyinde yer alan bu parkta Khmer İmparatorluğu zamanında inşa edilmiş tapınaklar bulunur.  Bu imparatorluğa başkentlik yapmış olan Angkor’da yaklaşık olarak 70 tapınak bulunur. UNESCO tarafından koruma altına alınan bu tarihi yapılar dünyanın en büyük tapınağı ünvanını da korumaktadır. Önceleri Hinduların, daaha sonra ise Budistlerin tapınağı haline gelmiştir. Angelina Jolie’nin Tomb Raider filmine ev sahipliği yapan bu alan turistlerin de yoğun ilgisini çekmektedir.

Sihanoukville Beach Resort

Bembayaz kumsallar ve turkuaz rengindeki denizi ile bu bölge muhteşem bir tatil beldesidir. Plajları ile ünlü bu bölgede adalara tekne turları, dalış, su sporları ve eğlence mekanlarıyla turistlerin gözde uğrak mekanlarından birisidir. Görünüm olarak Kamboçya’nın diğer yerlerinden oldukça farklıdır. Otelleri ve lezzetli deniz ürünleri sunan restoranları görülmeye değerdir.

Phnom Penh

Ülkenin başkenti olan bu şehir Fransız işgalinden miras kalmış Fransız mimarisi yapıları ve birbiriyle kesişen nehirleri ile muhteşem bir görüntü oluşturmaktadır. Şehirde kraliyet sarayının yer alması ve saray içerisinde maymunların dolaştığı egzotik bir tapınağı bulunan şehir büyülü bir görünüme sahiptir. Şehir adını bir rahibeden almaktadır ve hakkında hikayeler anlatılır. Maalesef Pol Pot zamanında bu şehirde büyük bir katliam yapılmış ve bu katliama dair acı izler barındıran bir müze şehirde mevcuttur.

Kampot

Ülkenin güneydoğusunda yer alan bu kasaba, Kampot nehri boyunca uzanmaktadır. Fransız mimarisinden örnekler bulunan kasabada geleneksel Khmer yemekleri yapan restoranlar bulunmaktadır. Tarım ve balıkçılığın çok yoğun olarak yapıldığı kasabada Kampot biberi yemeklerde sıklıkla kullanılır. Doğal güzellikleri ile meşhur olan kasaba, aynı zamanda sakin bir tatil geçirmek isteyenlerin de gözdesidir.

Koh Rong

İsmi tanıdık gelmese de “Türk Adası” olarak anılan ada, ülkenin en büyük ikinci adasıdır. 43 km lik sahil şeridine sahip olan adada çok sayıda Türk de bulunmaktadır. Beyaz plajları, palmiye ağaçları ile pek çok ülkenin yarışma programlarına ev sahipliği yapan bu ada su sporları, dalış ve gece fosforlu renkleriyle denizi süsleyen planktonlarıyla ünlüdür.

Tonle Sap

Tonle Sap Güney Asya’daki en büyük göl olma özelliği taşımaktadır. Bu bölge oldukça sulak bir alan olup çok zengin bir ekosisteme sahiptir. Göldeki balık çeşidi zenginliği dünya çapında meşhur olup yağışlı zamanlarda gölün kapladığı alan da genişlemektedir. UNESCO tarafından ekolojik çeşitliliği koruma altına alınan göl, doğa meraklıları için muhteşem bir deneyim sunmaktadır.

7Kamboçya Mutfağı

Asya ülkesi olmasının verdiği özellikle çok zengin bir yemek kültürüne sahip olan Kamboçya, aynı zamanda batı tarzında yemek çeşitlerine de ev sahipliği yapmaktadır. Ülkede coğrafi yapıdan kaynaklı olarak sıklıkla pirinç, balık ve tavuk tüketilmektedir. Çin etkisiyle çokça noodle tüketilen ülkede özellikle Türk damak zevkine pek de uygun olmayan yiyecekler de pişirilmekte. Tropikal bir ülke olmaları nedeniyle Hindistan cevizi, muz gibi meyveler sıklıkla yenilip içecek olarak servis edilmekte. Balut adı verilen içerisinde henüz gelişimini tamamlamamış civcivin olduğu haşlanmış yumurta Kamboçya’nın ünlü yöresel yemeklerinden biri. Samlor Kako da yöresel bir balık yemeğidir.

Özetle tropikal iklimi, tarihi eserleri, kendine has kültürü, doğal güzellikleri, turistlere karşı güler yüzlü ve sıcakkanlı halkı ve dünyaya dönmüş modern yüzü ile Kamboçya Asya’nın mistik gizemini arayan seyahat severler için kaçırılmaması gereken bir fırsat olarak görünmekte.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here