Amasya Gezi Rehberi

27.03.2019
237
A+
A-
Amasya Gezi Rehberi

Türkiye’nin bütün illeri, sahip oldukları tarihi, iklim, ürünleri ve sosyokültürel özelliklerine göre, onu özetleyen ve çağrışım yaptıran tanımlamalara sahiptir. Bunlardan biri olarak, “Şehzadeler Şehri” denildiğinde akla gelen Amasya, sahip olduğu özellikler ile Türkiye genelinde bilinmektedir. Meşhur elması ile de tanınan bu şehir, Anadolu’nun bilinen en eski yerleşim bölgelerinden biri olarak kabul edilmektedir. Tarihi eserleri ve Osmanlı Devleti zamanında şehzadelerin çoğunlukla burada doğup, burada valilik yapmaları sebebiyle kendine has bir kimliği olan bu şehirde; doğal güzellikler, eski mimari ile iç içedir.

Coğrafi Konumu Ve Özellikleri

Karadeniz Bölgesi’nin orta kısmında yer alan Amasya; doğusunda ve güneyinde Tokat, kuzeyinde Samsun, batısında Çorum ile çevrilidir. 5690 km2’lik yüzölçümü bakımından 60.sırada yer almaktadır. Deniz seviyesinden 412 metre yükseklikte bulunan şehir, dağlarla çevrili bir alanda kurulmuştur. Oldukça verimli ovaların bulunduğu şehrin ortasından Yeşilırmak geçmekte olup, yılın bazı zamanlarında taşkınlara neden olmaktadır. Genel olarak oldukça engebeli bir araziye sahip olan şehir, Yeşilırmak Havzası’nı da bünyesinde barındırmaktadır. Merzifon, Suluova, Gümüşhacıköy, Taşova, Hamamözü ve Göynücek, Amasya şehrinin ilçeleridir.

Amasya İklimi Ve Nüfusu

Bulunduğu konum itibariyle hem Karadeniz hem de Karasal iklim özelliklerine sahiptir. Karasal iklimdeki kadar kurak olmamakla birlikte, özellikle bölgedeki dağların da etkisiyle Karadeniz iklimindeki kadar yağışlı değildir. En çok ilkbaharda yağış alan bölge, adeta bir geçiş iklimi özellikleri göstermektedir. Yıllık ortalama sıcaklık değerleri, 13 derece civarında olup, farklı çeşitte ağaçlardan oluşan ormanlara sahiptir. Amasya; konumunun vermiş olduğu özellikleri itibariyle çok sayıda vadiye, yaylaya, baraja, akarsu ve göle sahiptir. Bu özellikleri ile şehir, doğa turizmi için mükemmel bir seçim olmaktadır. Amasya, 337.508 kişilik bir nüfusa sahip olup, nüfusun çok büyük bir kısmı kentte yaşarken, geri kalan yaklaşık %30’luk kısmı kırsal kesimde yaşamaktadır. Amasya şehri, sahip olduğu pek çok özellik ile misafirlerini ağırlamaktadır. Özellikle görülmesi gereken yerleri ve özellikleri şunlardır.

Borabay Gölü

Amasya’nın Taşova ilçesinde yer alan bu göl, görüntüsü ile başta doğaseverler olmak üzere herkesi hayran bırakmaktadır. Bir heyelan gölü olan bu gölün çevresinde piknik alanları ve yürüyüş yerleri bulunmaktadır. Özellikle kamp yapan kişiler tarafından sıklıkla tercih edilen bu mekan, yurtiçinden ve yurtdışından pek çok tabiat aşığını kendisine çekmektedir. Zümrüt yeşili bir renge sahip olan gölde, kayıklarla gezi imkanı da bulunmaktadır.

Yedi Kuğular Kuş Cenneti

Amasya’nın Suluova ilçesinde bulunan Yedikır Barajı çevresinde yer almaktadır. Yaklaşık 800 hektarlık bir alan içerinde muhteşem bir doğa manzarası ve farklı çeşitlerde kuşlara ev sahipliği yapan bir alandır. İçerisinde; yabankazı, kuğu, yaban ördeği, karabatak ve balıkçıl gibi 34’ten fazla kuş türünü barındıran bu yer, muhteşem görüntüsü ile ziyaretçilerini büyülemektedir. Ayrıca Yedikır Barajı çevresinde yer alan sosyal tesisler, yürüyüş alanları ve balıkçılık tesisleri gibi özellikler, mekanın cazibesini arttırmaktadır.

Kral Kaya Mezarları

Kayaların içerisine oyularak inşa edilmiş tarihi mezarlardır. Söz konusu mezarlar tarihi Pontus devleti krallarına ait olup, oldukça yüksek bir yerde bulunmaktadır. Amasya merkezde bulunan bu mezarlar, kalker kayalarının oyulması ile inşa edilmişlerdir. Şehir merkezinden bakıldığında kolaylıkla görülebilen bu mezarlar, Harşena Dağı içerinde inşa edilmiş olup, yerli ve yabancı turistlerden büyük ilgi görmektedir.

Saat Kulesi

Osmanlı Devleti’nin son yıllarında yaygın hale gelen bir uygulama ile her vilayete bir saat kulesi inşa edilmesi neticesinde 1865 yılında dönemin Amasya valisi Ziya Paşa tarafından yaptırılmıştır. Zamanla yangın ve depremlerden etkilenen bu kule, köprü inşaatı nedeniyle yıkılmış ve aslına uygun olarak yeniden inşa edilmiştir.

Amasya Yalıboyu Evleri

Yeşil ırmak kenarlarında inşa edilen bu evler, tarihi özelliklerinin yanında, kendilerine has mimarisi ve estetik görünümleri ile dikkat çekmektedir. Ahşap ve kerpiç nitelikte olan bu evler, 1800’lü yılların mimari anlayışı ile inşa edilmiştir. Yan yana sıralanan bu evler, kanunla koruma altına alınmıştır. Yapımında Bağdadi ve Hımış adı verilen teknikler kullanılmış olup, tek veya iki katlıdır. Geleneksel Osmanlı mimarisinde olduğu gibi haremlik selamlık şekilde inşa edilmişlerdir. Cumbalı ve bazılarında fırın bulunan bu evler, iç mimarisi ile de tarihi dokularını muhafaza etmektedirler. Bu evler içerisinde özellikle Hazeranlar Konağı, ayrı bir yere sahiptir. 1865 yılında yaptırılan bu konak, içerisinde yaşayan bir hanımın adından dolayı bu isimle tanınmıştır. Günümüzde etnografya müzesi olarak kullanılan bu konak içerisinde dönemin eşyaları ve yaşam tarzını yansıtan figürler bulunmaktadır.

Şehzadeler Yolu

Tarihi Amasya evlerinin hemen karşısındaki kıyıda yer alan bu yol, Amasya’nın tarihi niteliğine uygun olarak, “Şehzadeler Yolu” olarak adlandırılmıştır. Bu yol, halkın yürüyüş yolu olarak hizmet vermesinin yanında, şehrin eski tarihlerde ev sahipliği yaptığı şehzadelerin büstlerinin de yer aldığı bir yoldur. Ayrıca hem şehir hem de Türkiye için çok önemli olan Atatürk’ün Amasya Genelgesi’nde söylemiş olduğu sözü, Atatürk kabartması ile birlikte bulunmaktadır. Bu yolda, Antik çağlarda bu şehirde yaşamış olan meşhur coğrafyacı Strabon’un ve ünlü Ferhat ile Şirin’in aşklarını anlatan heykeller de bulunmaktadır.

Amasya Kalesi

Kral mezarlarının da bulunduğu Harşema Dağı’nın tepesine inşa edilmiş bu kale, Amasya’nın sembollerinden biridir. Çok eski tarihlerde Pontus Krallığı’nca inşa edildiği düşünülen bu kale, pek çok medeniyetin izlerini taşımaktadır. Tarih boyunca sürekli olarak hasar görmüş ve yeniden onarılmıştır. Amasya şehrinin tepeden izlenebilecek en güzel noktasında bulunan bu kale; top kulesi ve hamam gibi pek çok yapıyı da bünyesinde barındırmaktadır.

Sabuncuoğlu Bimarhanesi Ve Müzesi

Eski dilde şifahane yani hastane olarak bilinen bu mekan, İlhanlılar döneminde yaptırılmıştır. 14.yy mimarisinin özelliklerini taşıyan bu bina, müze olarak eski zamanları hakkında bilgi vermektedir. Amasya’da doğmuş olan ve Fatih Sultan Mehmet zamanında bu hastanede görev yapmış hekimlerden Şerafettin Sabuncuoğlu’nun adını almış olan müzede, bu dönemde uygulanan tıp yöntemleri ve ekipmanlar hakkında bilgi verilmektedir. Ayrıca o dönemde akıl hastalarına müzikli tedavi yöntemi uygulandığına dair görsel figürler de yer almaktadır.

Milli Mücadele Müzesi

Ülke tarihi açısından hayati öneme sahip Amasya Genelgesi’nin hazırlandığı binanın, orijinal haline uygun olarak yeniden inşa edilmiş halidir. Amasya Tamimi; bu binada yazılmış olup, günümüzde müze haliyle o döneme ait belgelerin ve heykellerin sergilendiği bir müzedir.

Amasya Müzesi

Anadolu’nun en eski yerleşim yerlerinden biri olan Amasya’nın, ev sahipliğini yaptığı medeniyetlere ait eserlerin sergilendiği bir müzedir. İçerisinde farklı medeniyetlere ait; sikkeler, mühürler, lahitler, silahlar ve daha pek çok eserin sergilendiği bu müze içerisinde bazı tarihi kişilerin mumyaları da bulunmaktadır.

Amasya Mutfağı

Şehir mutfağı, coğrafi konumu itibariyle Karadeniz sofra kültürünün izlerini taşımaktadır. Şehir içerisinde yerel lezzetlerin en güzel örneklerini sunan lokantalar mevcuttur. Amasya’nın meşhur çöreği, özellikle hamur işlerini sevenlerin beğenisini kazanmaktadır. Çorba çeşitleri içerisinde sakal, kesme ve çatal gibi farklı lezzetler bulunduran Amasya mutfağı; patlıcan çullaması, bakla dolması, keşkek, elma tatlısı ve daha pek çok yöresel lezzeti ziyaretçilerine sunmaktadır.

 

Gezerken Uğra
ZİYARETÇİ YORUMLARI - 0 YORUM

Henüz yorum yapılmamış.